Altın Oran Akademi

Siteden

24 Ocak 2018 Çarşamba

ÖĞRENCİ KOÇLUĞU

Ocak 24, 2018


ÖĞRENCİ KOÇLUĞU

Öğrenci Koçu öğrencilerin okul performansını arttıran sınavlara hazırlanırken daha başarılı olmalarını sağlayacak bir takım beceri ve bilgileri öğrencilere kazandıran çok özel bir hizmet sunar.

Ayrıca " Ergenlik Sorunları " ile ilgili en doğru destek için Doktor Pınar Yazır Özgür 'e danışınız.

Öğrenciyi tanıma ve değerlendirme sürecinin sonunda öğrencinin başarısını arttırmaya yönelik çalışmalar yapılır. Verimli ve yeterli ders çalışma ve sınav kaygısı ile mücadele çalışmanın içeriğinde önemli bir yer tutar.

Öğrenciye hem akademik hem de psikolojik desteğin verildiği öğrenci koçluğu programıyla öğrenirken sıkılmamanın yollarını keşfedecek ve bilginin size en kolay yolla akmasını sağlayacak size özel yöntemler ve düzenlemelerle çıktığınız eğitim maratonunda herkesten bir adım önde koşacaksınız.

ÖĞRENCİ KOÇLUĞU ile öğrencilerimize çağımızın en etkili yöntemleriyle destek oluyoruz.

Öğrenci koçu kimdir? Öğrenci Koçluğu nedir? Öğrencilere ve Öğretmenlere nasıl fayda sağlar?

Öğrenci Koçluğu; hayatın temellerinin atıldığı okul dönemde öğrenciye rehberlik edecek ve yaşam becerilerini kazanmasını sağlayacak NLP tabanlı bir koçluk hizmetidir.

Giderek hızlanan ve değişen dünyada çocuklarımızın eğitim aldığı sistemde başarılı olabilmeleri için bazı temel becerileri kazanmaları gerekmektedir.

Özellikle öğrenmeyi öğrenmek, çalışma ve başarma motivasyonlarını arttırmak ve kaygılarını yönetebilmek bu becerilerin başında geliyor. Öğrenci Koçluğu, öğrenciye bu becerileri kazandırırken anne ve babalara da çocuklarına karşı tutumlarında destek sunar.

Bu çalışma ayrıca, öğrencinin özgüvenini ve sorumluluk alma duygusunu geliştirmesinde, ileriye yönelik hedeflerini doğru bir şekilde belirlemesinde de çok önemli bir rol oynar.

Öğrenci koçluğu çalışmalarıyla kendisini tanıyan ve hızlı olgunlaşan öğrenci, ihtiyaç duyduğu becerileri geliştirmesiyle beraber öğretmenin derste anlattığı değerli bilgileri daha kolay ve rahat bir şekilde kabul eder hale gelir. Öğretmenin öğretmek istedikleri yerine çok daha kolay ulaşır ve akademik başarı gerçekleşir.

Öğrenci Koçluğu Çalışma Konuları:


  • Sınav Kaygısını anlamak ve yenmek
  • Ders çalışma alışkanlığını kazanmak ve Öğrenmeyi öğrenmek
  • Zamanı Yönetimi
  • Hedef Belirleme ve Planlama
  • Zihin Yapımız ve Olumlu Düşünce
  • Aile ve öğrenci uyumu
Devamı

17 Ocak 2018 Çarşamba

İLİŞKİ DANIŞMANLIĞI VE EVLİLİK TERAPİSİ

Ocak 17, 2018

Ortak anlaşma dili oluşturmak, tarafların kendilerini yeterince ifade etmelerini sağlamak ve anlaşıldıklarından emin olmanın getirdiği rahatlığın ilişkiye yeni ufuklar açmasına izin vermek temelli bir ortak paylaşım şeklidir.

 Ortak anlaşma dili oluşturmak, tarafların kendilerini yeterince ifade etmelerini sağlamak ve anlaşıldıklarından emin olmanın getirdiği rahatlığın ilişkiye yeni ufuklar açmasına izin vermek temelli bir ortak paylaşım şeklidir.

 Seanslara çift olarak katılmak tercih edilse de eşlerden biri ile de çalışmaya başlanabilmektedir. Dr. Rauf Özgür , Dr. Pınar Yazır Özgür ve Psikolog Müge Tüfekçi tarafından ortaklaşa yürütülmektedir.

 Aile Danışmanlığı , Evlilik Terapisi , Evlilik Danışmanlığı , Çift Terapisi , Aile Koçluğu , Ayrılık Danışmanlığı , Boşanma Danışmanlığı , Ayrılık Sonrası Değerlendirme Süreçleri İzmir 'de ki kariyeri en yüksek ekip tarafından yürütülmektedir.

Devamı

Disleksi Eğitimi

Ocak 17, 2018

Günümüzde kabul gören tanımıyla disleksi; normal zekâ, sosyo-kültürel olanaklara ve alınan eğitim düzeyine rağmen okumayı öğrenmede ortaya çıkan güçlüklerdir.

Disleksi; Öğrenme Bozuklukları olarak;1. Okuma Bozukluğu (disleksi) içinde tanımlanır, diğer öğrenme bozuklukları;2. Matematik Bozukluğu (diskalkuli)3. Yazılı Anlatım Bozukluğu (disgrafi)'dur.

Ülkemizde öğrenme bozukluğu yerine «Disleksi» teriminin kullanılmasının ayrı bir önemi vardır.Çünkü hem eğitimciler hem de anne babalar tarafından "Öğrenme Bozukluğu" ifadesi sıklıkla "Zeka Geriliği (!)" olarak anlaşılmaktadır. (K:Disleksi Derneği)Disleksi bir zeka geriliği değil, bir ALGILAMA FARKLILIĞIR.

Disleksi eğitiminin ne derece önemli olduğu, ana babalar tarafından bilinmemektedir. Kişiliğin geliştiği, çocuğun temel bilgi, beceri ve alışkanlıklarının oluştuğu bu dönemde çocukların mutlaka disleksi eğitimi alması gerekmektedir.

Bireylerin kendileri hakkında olumlu düşüncelere sahip olması gereklidir. Herkes birbirinden farklıdır. Kimisi trigonometriyi iyi bilir, kimisi bilmez. Kimisi atletiktir, kimi değildir. Kimisinin yazısı iyidir, kimisinin kötüdür. Toplum içinde ilişki kurduğumuz insanların yazısının iyi ya da kötü olması ilişkilerde pek bir şeyleri değiştirmemelidir.

Önemli olan güzel anlarda yüreğiyle gülebilen, çevresine sevgi ve dostluk verebilen, güvenilir olan ve insanlarla olumlu etkileşimler kurabilen bireyler olabilmektedir. İyi arkadaş, iyi eş, iyi anne baba olmak için gereken bu özellikleri öğrenme bozukluğu olan çocuklar da taşıyabilirler ve topluma üretken bir biçimde katkıda bulunabilirler.

Disleksi görülen çocuk, öğrenme güçlüğü çektiği için birtakım psikolojik problemler yaşayabiliyor. Bu açıdan sorun yaşayan çocukların tıbbi ve psiko-pedagojik değerlendirmelerinin titizlikle yapılması gerekiyor.

Okulda başarısızlık yaşayan bir çocuk öğrenme bozukluğu açısından değerlendirmeye alınır. Yapılan testlerle çocuğun zeka düzeyi, yeteneklerinin dağılımı, görsel -işitsel algı düzeyi belirlenerek tanı koyulur. Hazırlanacak bireysel eğitim programı ve özel eğitim desteği ile çocuğun okulda yaşayabileceği sorunlar en aza indirilmeye çalışılmaktadır. Çünkü öğrenme bozukluğu olan çocukların eğitimi, normal sınıflardaki müfredat programları ya da özel derslerle gerçekleşememektedir. Bu çocuklar tanı ve değerlendirmelerinden elde edilen bilgilerle oluşturulan özel eğitim programlarıyla ve psiko-pedagojik yaklaşımla yapılacak eğitsel terapiyle öğrenebilmektedirler.

 Disleksiye özel Bilgisayar yazılımları ve eğlenceli alıştırmalarla desteklenmiş Altınoran Disleksi Eğitimi; Doktor, Psikolog ve Uzman eğitmenlerle yürütülmektedir. Program sayesinde çocuğunuz, okuma alışkanlıklarını ve becerisini geliştirecek; okuduklarını daha hızlı, daha konsantre, daha iyi anlayan ve okumaktan zevk alan bir birey haline gelecek Algılama, dikkat ve öğrenme problemlerinden kurtulacaktır.
Devamı

16 Ocak 2018 Salı

Refleksoloji

Ocak 16, 2018

Refleksoloji (Reflexology), muhtemelen eski Çin’de akupunkturun geliştiği zamanlarda doğdu. Batı’da bu yüzyılın başına kadar hiç bilinmiyordu. Zamanımızda bir Amerikalı kulak-burun-boğaz doktoru olan Dr.William H. Fitzgerald tarafından yeniden keşfedilmiştir. 

Fitzgerald, bedeni, ayakta bulunan bazı basınç noktalarını kullanarak tedavi etme ihtimali üzerinde durdu. M.Ö 3000 yıllarında Çinlilerin yaptığı gibi buna “Bölge Terapisi” adını verdi ve bunu akupunkturla beraber kullandı. O, vücudun bazı bölgelerine sıkıca bastırarak veya masaj yaparak oldukça uzakta olan diğer bölgelerinde etki oluşturabileceğini keşfetti. Meslektaşı olan Doktor E. Bowers ise, 1916’da Doktor Fitzgerald tarafından ileri sürülen bu tedaviyi herkese anlatmış ve beraber yaptıkları bazı buluşları 1917 yılında “Bölgesel Terapi” adında bir kitapta toplamıştır.

Doktor Fitzgerald çeşitli kurslar düzenlemiş ve bu teknikleri, uygulamayla ilgilenen kişilere öğretmiştir. Fitzgerald’ın öğrettiklerini 1930’larda geliştirip yalnızca ayak bölgesinde yoğunlaştıran ise, yine bir Amerikalı olan, masöz Eunice Ingham’dır. Yıllarını bu metodun nasıl işe yaradığını anlamaya çalışarak geçiren ve kendine özgü bir masaj tekniği geliştiren Eunice Ingham’a, haklı olarak modern ayak refleksolojisinin annesi de denir.

O, ayağı inceleyerek -ayakta hassas bir nokta bulduğunda bu noktayı vücut anatomisi ile eşleştirerek- çok dikkatli bir şekilde ayaktaki alanların vücut organlarıyla olan ilişkisinin haritasını çıkartmıştır. Sonunda ayaklar üzerinde tüm vücudun haritasını oluşturdu. Çalışmaları o kadar başarılı oldu ki, ünü yayıldı ve günümüzde ayak refleksolojisinin kurucusu olarak tanındı. Bugün İngiltere, Belçika ve Fransa’da refleksoloji eğitimi veren okullar kurulmuştur. Bir çok refleksolog, aynı zamanda doğal tedavi şekilleri olan osteopati, homeopati ve kiropratik ile de ilgilidirler.

Refleksoloji Nasıl Uygulanır?

Hastadan rahat bir yatağa ayakları çıplak olarak yatması istenir. Refleksolog, onlara yavaşça dokunur ve deri altında derinde bulunan kristal ve taşımsı maddelerin yerini saptayarak, hangi organın hastalık tarafından etkilendiğini teşhis eder. Bir refeksolog, ayağı, kristalleri bulana kadar, aynen kör bir insanın Braille okuması gibi okur.

Onların üzerine bastırdıkça, hasta bastırılan bölgede, bedenin bu organda temsil edilen bölgesinde ve bazen her ikisinde de acı hisseder. Tedavi, başparmak ya da başka bir parmağın kenarıyla basınç uygulanarak saat yönünde döndürülmesinden oluşur. Bu basınç genellikle oldukça derindir, ama acı verici olmak zorunda değildir.

Her seans 10 dakikadan 30 dakikaya kadar sürer ve birkaç seansa ihtiyaç olabilir. Bir veya bir kaç tedavi seansından sonra belli refleks noktalarındaki acılar, yavaş yavaş, -vücudun kendi iyileştirme kuvvetleri fizyolojik dengesizliği giderdikçe- ortadan kalkar. Hatta sık şikayetler bir tek seanstan sonra da ortadan kalkabilir. Hastanın tedaviye tepkisi farklıdır. Bazı hastalar kendilerini duygusal olarak bitkin, bazıları da güçlenmiş hissederler.

Refleksoloji uygulayan kişi, anatomi ve fizyoloji bilgisine sahip olmalıdır Ayrıca hastalıkları da tanımalıdır. Reflekslere verilen tepkileri yorumlamak ciddi bir eğitim ve uzmanlaşma gerektirir.

Refleksoloji hangi rahatsızlıklarda uygulanır?

Refleksoloji, akupunktur gibi fonksiyonel hastalıklarda faydalıdır. Refleksoloji masajının fayda sağladığı ve uygulandığı hastalıklar, anksiyete (kaygı bozukluğu), panik atak, öğrencilerdeki sınav stresi, depresyon, bel fıtığı, boyun fıtığı,eklem ağrıları, dikkat eksikliği, otizm, serebral palsy (spastik özür), motor gerilik (yürüme bozukluğu), kas hastalıkları veya problemleri, kireçlenmeler, migren ağrısı, reflü hastalığı, hormonal problemler gibi rahatsızlıklarda uygulanır.

Ayrıca, kısırlık tedavilerinde, adet düzensizliği ve adet sancılarında, gebelik kramplarında, fakat hamileliğin ilk üç ayında uygulanması sakıncalıdır. Ağrılı cinsel ilişki durumları (vajinismus), cinsel isteksizlik, bedenden toksin attırılması, bebeklerin karın ağrıları, astım, enürezis, uyku bozuklukları, hazımsızlık, konuşma bozukluğu, tüm vücutta dolaşımın düzenlenmesi gibi farklı sağlık sorunlarının iyileştirilmesinde kullanılabileceği bilinmektedir.
Devamı

15 Ocak 2018 Pazartesi

SAĞLIKLI YAŞAM DANIŞMANLIĞI

Ocak 15, 2018

Sigarayı Bırakma, Zayıflama. Kilo Kontrolü.Sağlıklı Yaşam Danışmanlığı 

 Sigarayı Bırakma, Zayıflama. Kilo Kontrolü konularında danışmanlık ve yüksek başarı oranı

 Duruş bozukluklarına bağlı bel, sırt ve boyun ağrılarına karşı POZİSYONEL SAĞLIKLI YAŞAM KOÇLUĞU

 Sigara ve kilo sağlıklı ve konforlu bir hayatın önündeki en önemli engellerdir. Kilo kontrolü, zayıflama, obesite ile mücadele ve sigarayı bırakma konularında yapılan danışmanlık size mutlu yaşamın anahtarını sunuyor. Sigarayla savaşı 10 yılı aşkın süredir başarılı bir şekilde devam eden Dr. Sibel Akkol artık fazla kilolarla baş etmenize de yardım ediyor. "Sigara içenlerin %70’i bırakmak istiyor ve her yıl sadece %40’ı bırakma girişiminde bulunuyor. Destek almadan sigara bırakma girişimlerinin çok büyük kısmı sigaraya tekrar başlamakla sonlanıyor.

Desteksiz sigarayı altı ay bırakmış kalabilme oranı ancak %3-5 arasındadır. Sigara bırakma girişimlerinin %80’i ilk bir ay içinde tekrar sigaraya başlamakla sonuçlanıyor. Sigara bağımlılığının fiziksel kısmının nedeni nikotindir ve nikotin alınmadığında huzursuzluk, konsantrasyon güçlüğü, anksiyete, depresyona eğilim, iştah artışı gibi yoksunluk belirtileri ortaya çıkar.

Bu semptomlar zamanla azalarak kaybolsa da sigara bırakma sürecinin ilk haftalarında en yoğundur. Sigara bırakma başarısızlığının temel nedeni bu yoksunluk semptomlarıdır. Bırakanların farmakolojik tedavi ile desteklenmesi bırakma başarısını artırır. Fiziksel bağımlılık ne kadar yüksekse farmakoterapi ihtiyacı o kadar fazladır. Bu kişiler destek ve farmakoterapiden en fazla fayda görecek olan gruptur.

Hekimlerin hastalarının bağımlılık düzeylerini değerlendirmeleri ve sigara bırakmak isteyen hastalarına destek ve tedavi vermeleri önemlidir..” Sigarayı bırakanlar ilk 20 dakikadan itibaren faydasını görmeye başlıyor. Nabız ve kan basıncı hemen normale dönüyor. 1. günde kanda zehirli maddeler saptanamıyor ve 1. ayda kalp damarları normal boyutuna ulaşıyor. 1. yılın sonunda kalp krizi geçirme riski 2 kat azalıyor. 5. yılın sonunda kanser riski yarı yarıya azalıyor. 10. yılın sonundaysa eğer kalıcı bir hasar oluşmamışsa sigarayı bırakanların hiç sigara içmemişlerle eşit düzeye geldiğini biliyoruz.

Bu nedenle tiryakilere sigarayı kendi iradeleriyle bırakabileceklerini düşünmüyorlarsa bir hekime ya da bir uzmana başvurmalarını öneriyoruz. Şunu herkesin bilmesi önemli, tedavi edilebilir bir hastalıktan söz ediyoruz. "Türk Toraks Derneği"
Devamı